Birbirinden İlginç Psikolojik Sendromlar ve Bozukluklar

Hepinize merhaba! Bugün okurken ağzını açık bırakacak birkaç psikolojik sendromdan ve bozukluklardan bahsedeceğim.

1- Capgras Sendromu 

Bu psikolojik rahatsızlık kişinin yakınlarından birinin, ona çok benzeyen bir sahtekarla yer değiştirdiğini düşünüyor. Şizofrenisi olan kişilerde daha sık rastlanan bu sanrı durumu normal insanlarda çok nadir görülsede oldukça ilginç ve tehlikeli bir bozukluk. Bu sanrı bazen kafaya alınan bir darbeyle bile etkisini gösterebiliyor. Capgras Sendromu ilk kez Fransa’da bir kadında ortaya çıkmış. Çok zengin olan bu kadın, kızının bir sahtekarla yer değiştirdiğini ve bu sahtekarın mirasına konmak istediğini söylemesiyle ortaya çıkan saplantılı durum tedavi edilmediğinde maalesef trajikomik sonuçlara yol açabiliyor.

2- Cotard Sendromu

Bu sendrom kişinin ölü olduğuna yada var olmadığına dair sanrısal bir saplantıya dönüşüyor. Bu sendroma sahip olan kişiler kendilerinin sürekli ölü olduğuna ve dünyanın var olmadığına inanırlar. Sanrıların devamında kişi ya intihar eder ya da intihar düşünceleriyle günlerini geçirir. Kişi kendinin kötü koktuğunu, çürüdüğünü düşünür. Çoğu psikoloğa göre Cotard Sendromu’nun aslında Capgras Sendromu’nun daha şiddetli hali olarak yorumlarken bazı psikologlar ise nöral yollarda ki bozukluğun bu sendroma yol açtığını savunur. Her ne olursa olsun korkunç bir sendrom.

3- Yabancı El Sendromu

Bu sendroma yakalanan insanlar ellerinin kendilerine ait olmadığını, kendi kontrolleri dışında olan farklı bir uzuv olarak düşünürler. Kişiler bunun sebebini ise paranormal olaylarla bağdaştırmaya çalışırlar. (Ruh, cin vs.vs) Sendromun başlıca kaynağı beynin iki yarım küresini kontrol eden corpus callasumu hasar görmüş kişilerdir.

4- Mikropsi veya Makropsi

Bu rahatsızlık imge, görüntü, mekan ve zaman algısında ki kaymadan meydana gelen sinirsel bir bozukluktur. En can sıkıcı belirtisi ise vücut imgesinin değiştiğini görmektir. Bu rahatsızlığı yaşayan kişiler genelde kendi vücutlarında bir şeylerin değiştiğini, büyüdüğünü düşünerek bir karmaşıklığa yelken açar. Migren, beyin tümörü, ve uyuşturucu ile bağdaştırılan bu bozukluk kişiye olağan üstü bir korku salar. Bir diğer adı ise “Alice Harikalar Diyarında”

5- Çözülmeli Füj

Bu bozukluğa sahip olan kişi bir anda ve anlaşılmaz bir şekilde benliğinin farkında olmadan ve oraya nasıl geldiği hakkında bir fikre sahip olmadan bir yerden bir yere dolaşır durur. Ağır ve ruhsal bir stres içindeyken ortaya çıkan bu sorundan kurtulmak için en iyi yol kişinin kendini sürekli mutlu etmeye çalışmasıdır. Mutluluğa eriştiğinde yaşadığı ruhsal çöküntüden çıkacak ve bir daha bilmediği yerleri gezmeyecektir.

6- Yabancı Aksan Sendromu

Bu sendroma yakalanan kişiler kendi ana dillerini farklı bir dilin aksanıyla konuşmaya başlarlar. Bu genelde başa alınan bir darbeyle ortaya çıksada çok nadir görülen bir sendrom türüdür. Buna benzer bir diğer sendrom ise Dil Sendromu olarak tanımlanabilir. Kişi aldığı hasardan sonra kendi dilini unutup çok farklı bir dilde konuşmaya başlar. İlginç.

7- Paris Sendromu

Paris Sendromu genelde Japon’larda görülen bir sendrom olarak kayıtlara geçmiş. Parise gelmekten heyecan ve mutluluk duyan kişiler Paris’te umduğunu bulamayınca bu durumu yaşıyorlar. Her yıl ortalama 20 Japon turistin bu sendroma yakalandığını gözlemlenmiş. EEEE sonuçta demir bir kulesi dışında hiç bir esprisi olmayan bir şehir için bu kadar beklentiye girersen tabi üzülürsün. Neyse sakinleş al bir şarap iç 🙂

8- Boantropi

Bu rahatsızlıktan müzdarip olan kişiler kendilerini büyük baş hayvan (İnek ve öküz gibi) zannediyorlar. Genellikle gördükleri rüyaların etkisiyle bu sanrıya kapılıyor ve uyandıklarında devam eden bir delüzyona dönüşüyor bu durum. Babil kralı Nebukadnezar’ında bu sanrılara yakalandığı kayıtlara geçmiş.

9- Diyojen Sendromu

Ünlü sinoplu filozof Diyojen’den ismini alan bu sendroma yakalanan kişiler toplumdan kopuk ve uzak bir hayat yaşamaya başlıyorlar. Toplumun ne dediğini umursamıyorlar ve sürekli yalnız olarak hayatlarına devam ediyorlar. Genelde bu sendroma sahip kişiler entelektüel kişiler olarak gözlemlenmiş. Buradan yeri gelmişken Sinop’a ve Diyojen’e selamlarımı yolluyorum.


Bir Cevap Yazın