KADIN – ERKEK

Yapılan araştırmalar, kadınlar ve erkeklerle ilgili ufak(!) farkları ortaya koyuyor, şöyle ki;

1-Kadın beyni,hacim açısından erkek beyninden daha küçük olmasına rağmen,genel kültür ve bilgi birikimi konusunda,kadınlar erkeklere %3’lük bir fark atıyor.Bu anlamda çoğu kadının,erkeğini bozmamak için, bilerek ‘’aptalı’’ oynadığı ortaya çıkmış..

2-Kadınlar birer ‘’ayaklı radar’’lar..Bu yüzden erkekler onlara yalan söylerken çok zorlanıyorlar.Kadınlarda ‘’vücut dilini,mimikleri,cümlelerin alt (gizli) anlamlarını algılayabilme’’ yeteneği,erkektekinin 2 katı olarak belirlenmiş..

3-Kadınlar,sevdikleri erkekle sex yapmaya doyamıyor,erkeklerse sex yapmaya doyamıyor..

4-Erkekler bir kadına kur yaparken sesini alçaltıyor,kadınlarsa yükseltiyor..

5-Kadınlar yüksek sesle konuşmayı ve sesli düşünmeyi seviyor,erkeklerse her ikisini de içinden yapmayı tercih ediyor..Bu yüzden kadınlar erkekleri ‘’duygusuz bencil yaratıklar’’ olarak görürken, erkekler de kadınları ‘’sürekli kafa ütüleyen baş belaları’’ olarak görüyor..

6-Kadın problemlerini birlikte olduğu erkeğe açınca,kendini daha rahatlamış hissediyor,erkek ise,kadından duymak istediği şeyi duyamayacağını biliyorsa,hiç konuya bile girmiyor..

7-Konuşmak ve kelimeleri özenle seçmek,erkek beyninde özel bir yetenek değil.Bu yüzden kendilerini sözcüklerle ifade etmekte çoğu zorlanıyor..

8-Çoğu kadının erkeğini terk etme nedeni,ondan somut anlamda fazla şey alamaması değil,erkeğin onun duygularını anlayamadığını düşünmesi..

9-Kadınlar iletişim kurmak için günde 20.000 kelime,mimik ve jest kullanırken,bu sayı erkeklerde sadece 7.000…

10-Erkek derisi kadın derisinden daha ince.Bu yüzden kadınların kırışıklıkları,erkeklerden fazla oluyor.Erkekler dokunma duyusunun hassaslığını,daha ergenlik çağında kaybediyor..

11-Bir kadın,ilişkisi iyi gitmiyorsa,işine konsantre olamıyor,bir erkek ise,işi iyi gitmiyorsa,ilişkisine konsantre olamıyor..

12-Erkekler bir seferde sadece bir tek işi yapabiliyor..Mesela yol haritasına bakmak için,arabayı kenara çekip,radyoyu da kapatıyorlar..Kadınların beyni ise ‘’multi-tasking’’ (aynı anda birden çok işlem yapma) ya daha uygun,mesela telefonla konuşurken,aynı anda hem televizyondaki diziye hem fırındaki yemeğe bakabiliyorlar..

13-Çoğu erkek,20 dakikalık bir alışveriş turunun ardından,çok hafif yollu bir beyin sarsıntısı geçiriyor..

14-Sevişmek için,kadınların bir nedene ihtiyacı var,erkeklerin ise sadece bir ortama..

15-Yeryüzündeki erkeklerin %20’si kadınsı bir beyine sahip,kadınların %10’uda erkeksi bir beyin yapısına sahip..Buna göre,dünyada lezbiyenlerin 2 katı kadar gay bulunmakta..

***

Ne dersiniz,oldukça ufak(!) farklar değil mi?

***

ANNE..

‘’Aşçılığıyla’’ ün yapmış yaşlı bir kadın, akşam yemeğine gelecek olan oğlu ve yeni gelini için yine mutfağına kapanmış, yemek yapıyordu. Aynı akşam yemeğe, eski bir aile dostu da davetliydi.Beklenen misafirler gelip sofraya oturduklarında, çok şaşırtıcı bir durumla karşılaştılar. Yaşlı kadının o gece yaptığı yemekler, değme oburların bile iştahını kapatacak kadar berbattı. Tatlılar un kokuyordu, patatesler  yanmıştı, köfteler ise neredeyse hiç pişmemişti. Oğlu, yeni gelini ve aile dostu, kadıncağıza durumu fark ettirmemek için ellerinden geleni yaptılarsa da, yemek sırasında pek iştahlı göründükleri söylenemezdi.

***

Nihayet yemek bitti ve yeni evli çift annelerinin ellerini öperek evlerine gittiler. Aile dostları ise, biraz daha kaldıktan sonra gitmeyi düşünüyordu. Oğlu ve gelini gittikten sonra, yaşlı kadına :”Senin harika bir aşçı olduğunu adım gibi biliyorum. Bana söyler misin, bu geceki yemekler neden o kadar kötüydü? Bence ya hastasın ya da bir sorunun var”
dedi.Yaşlı kadın gülümseyerek cevap verdi : “Hayır, hiçbir şeyim yok. Kasten yaptım. Bu yemekten sonra oğlum asla ikide bir annesinin yemeklerini hatırlatıp karısının kalbini kıramayacak..”

***

BEHLÜL DANA..

Behlül Dana, bir gün pazara 3 tane kuru kafa getirerek satmaya başlamış. ‘Kaça satıyorsun?’ diye soranlara da; ‘Biri bir paraya, biri on paraya, biri de ağırlığınca paraya’ demiş..

‘Ey Behlül, bu fiyat farkları neden?’ diye soranlara, şu açıklamayı yapmış; ‘Birincisi taş kafadır,en ucuzdur, çünkü hiç nasihat dinlemez, İkincisi boş kafadır, nasihat dinler, ama tutmaz, Üçüncüsü ise hoş kafadır, hem dinler,onunla amel eder,hem de başkasına öğretir.Bunu da ağırlığınca paraya veriyorum…!

***

GÖRÜNEN..

Görünenle yetinirsen eğer, sadece tırtılı bilirsin. Çirkindir ya tırtıl, gönlünü çelmez.. Görünenin ötesine geçmek istersen eğer, aradan örtüyü kaldırıp ta gönül gözü ile bakarsan, kelebeği bulursun karşında.Güzeldir ya kelebek, gönlün ona akar. Lakin gönül gözünle görürsen eğer,kelebeğe değil, tırtıla sevdalanırsın…. Hayatınız, gönül gözünüzün
sınırsızca sunduğu sevdalarla dolu olsun,iyi pazarlar efendim..

***

Haftanın Sözü:

Aşklar da imparatorluklar gibidir,

Üzerine dayandırıldıkları düşünceler un ufak olduğunda,

Onlar da silinir giderler..!

Türklere Özgü Hastalıklar:

Kaldırımda değil de,

Cadde ortasında yürüme hastalığı..!

Aklıma Takılanlar:

Her iki gözümüz de

Ayrı ayrı görme özelliğine sahipken,

Neden cisimleri tek görürüz?

Geleneksel yalanlar:

İki  gözüm önüme aksın ki..!

Bir Cevap Yazın