Mantık in,Duygular out

Bir süre önce kendi inşa ettiğim ellerimle taşlarını dizip asfaltını döktüğüm bu yollarda kaybolmaya başladığımı fark ettim. Çok uzun süredir her şeyin güzel olacağına inandığımı, ama bunun için hiçbir şey yapmadığımı gördüm. Çünkü ben duygularının esiri olan bir insanım.Şu yaşıma kadar hayatımı hep çıkmaz yola sürüklediğini bildiğim ama yine de koşa koşa gittiğim bir yol duygularım. Ve 21 sene sonra ilk defa terk etmek istedim bu duyguları. İlk defa iyi bir insan olmaktan, iyi bir arkadaş veya yeri geldiğinde iyi bir sevgili olmaktan vazgeçmek istedim. Hep düşündüm. Hep seni, arkadaşlarımı veya sokaktan geçen herhangi bir insanı düşündüm. Ama o kadar çok düşündüm ki, geriye dönüp baktığımda kendime dair bir şey bulamadım. Aman o kırılmasın, aman o beni terk etmesin, aman ben kimseyi üzmeyeyim.. Hayatımın %95’i bu şekilde geçti. İşin en acı ve can sıkan kısmı, ben kimsenin hayatında o %95 olamadım. Hep o ve onlar oldum. Ben olmayı hiç tercih etmedim. Ancak şu son zamanlarda hayata karşı farkındalığımı değiştirmek istedim çünkü çok uzun zamandır farkında olmam gereken şeyler yaşıyorum. Hatta açıkçası belki bu farkındalık için bile belki çok geç kaldım. Beni sevmeyeni sevmemem gerektiğini fark ettim. Bana değer vermediğini hissettiğim insanı terk etmeyi, cevap vermeye bile mecalim olmayan insanlara karşı konuşmak için çaba göstermek yerine artık susmak istediğimi fark ettim. Kendime sürekli her şeyin bir çaresi olduğunu ve yarın hayatımın bana daha güzel kapılar açabileceğini düşünerek yaşamayı tercih etmeye başladım. Umudumu yitirmeye başladığım noktada kendime hep tutunacak bir dal aradım. Eminim sende benim gibi hep bir yerden kırıldın, hayatta hep istemediklerin seni buldu. Çabaladığın, istediğin her şeyden çok uzak kaldın ama biliyor musun o kırılma noktasını bulmak zorundasın. Canını her sıktığında yarın her şeyin daha güzel olabileceğine inanarak yaşamalısın. Sabah uyandığımda dünü dünde bırakmayı öğrendiğimden beri inanır mısın daha mutluyum. Açıkçası ben senelerdir hayatı o kadar büyütmüşüm ki gözümde, hafife almaya başladığımdan beri daha kolay yaşıyorum. Duygularımın tabii ki hala esiriyim ama onları kontrol etmeye başladığımdan beri her şey daha tozpembe.1 sene sonra güleceğime inandığım şeylere artık üzülmüyorum, yani açıkçası 1 sene sonrasını beklemiyorum gülmek için. Şimdi yapıyorum bunu. Daha doğrusu belki de artık kimsenin beni üzmesine izin vermiyorum. Biliyor musun insanları basite alıyorum artık. İlk defa hayatımın iplerin kendi elimde tuttuğumu hissediyorum böylelikle. Evet sayın arkadaşım, sen sen ol bütün bu farkındalıkları görmek için elinden geleni yap. Algını genişlet. Düşünmek insanı aptallaştırıyormuş, işte bunu farkettiğimden beri her şey benim için daha basit. Sevgi bile…Hayatta her şeyin bir düzeni var ve belki farkında değilsin ama bu düzenin kurucusu sensin. Mesela o yanlışı yapmasaydın şuan hayatın daha farklı bir noktada olabilirdi. Ya da o cümleyi kurmasaydın sevdiğin insanların kalbini kırmamış olabilirdin. Hayatını kalemle sen çiziyorsun ve lütfen artık daha güzel adımlar çiz kendine ve her şeyden önemlisi bu hayatın senin olduğunu unutma. Arkadaşlarının, sevdiğin insanın veya ailenin bunu yönetmesine izin verme. Seni sen olduğun için seviyorum, sende kendini sen olduğun için sev ve sadece kalbinden geçeni yap. Hayat üzülmek kavuşamamak ve terk etmek için çok kısa. Mutlu olduğun yerde duyguların ve mantığın arasında denge kurabildiğin sürece orda kal. Bunları yaşıyorsan ve yaşadıysan bir sebebi var. Belki de başına gelen her şey, yaşadıklarından ders çıkartıp bir daha bu yanlışlara düşmemen için, basite indirge hayatı. Emin ol sende en az benim kadar mutlu olacaksın ama lütfen şunu da unutma;sevmek senin yaşayabileceğin en güzel duygu ve bunu yitirmemek için var gücünle çabala. Artık çabalayacak gücün kalmadığında terk et insanları. Ben öyle yapıyorum ama sanırım daha gücümü yitirmedim..:)

ve size dinlerken sakinleşmeyi sevdiğim bir parçayı bırakıyorum..

Bir Cevap Yazın